6 Eylül 2026 Pazar

Canım Bloguma Yeni Kitaplarımla Geldim!

Okuduklarımdan çoktandır bahsetmiyorum diye okumayı savsakladığımı düşünmüyorsunuzdur umarım. Herkes gibi reading slump'e (okuma iştahsızlığı falan mı desek?) yakalandığım dönemler oluyor. Ama şimdilik uzun sürmüyor. Yayıncılık dünyamız, ekonomik krizden şikayet edip birçok kitap taslağını geri çevirmesine rağmen tam gaz ilerliyor! Hala yeni çıkanlara yetişemiyoruz. Booktuber'lık da virüs gibi yayıldı. Herkes yeni çıkanları okuyor, tanıtıyor, eski güzel kitaplar boynu bükük duruyorlar sahaf raflarında. Daha önce de söylemiştim, ben bu çıkmazı aşmak için bir yeni bir eski okuyorum. Bazı yeni'lerin cazibesine dayanılamıyor. Mesela şimdi Ayla Algan'ın biyografisi çıkmış. Al bakalım! Onu öne almaz da ne yaparsın?! Şimdi sıradaki 4 kitaba gelelim o zaman.
Bahsedeceğim ilk kitap Bir Yabancıyla Yaşamak: Kediler Üzerine Felsefi Kırıntılar. Florence Burgat'ın bu kitabını, Doris Lessing'in önceki postta bahsettiğim kedileriyle ilgili metninin arkasına yerleştirmiştim. Kedi dostuyla yaşayan Burgat bir felsefeci. Kedilerin yaşam ve ölüme dair reflekslerini, tavırlarını, insanlarla ilişkilerini, kendilerini ifade etme biçimlerini ve bir tür olarak varoluşlarını analiz ediyor. Yanıbaşınızdaki yabancıyı tanımak keyifli ve ürkütücü bir serüven. Kedi fobisi olan ve gündelik hayatı kendine dar ederken çok kez yanlış anlamalara sebep olup kedisiyle yaşayan, kedilere yakınlık duyanların gazabına uğrayan biri olarak, derdim nedir anlamaya çalışıyorum vallahi! Psikologla da konuştum yıllarca bu durumu. Daha çözüme kavuşamadı tam olarak. Ama her canlıya ve onların yaşam hakkına saygı duyduğumu yinelemek isterim. Et yemek ve deri ürün kullanmak konusunda da kendini çoktandır kısıtlamış durumdayım ve pek de eksikli hissetmiyorum.
Caner Alper'in Temiz Aile Çocuğu beni sarsan yaşam öykülerinden biri oldu. Zenne ve Çekmeceler filmlerinin senarist ve yönetmeni Alper, çocukluğundan başlayarak hikayesini, dolaptan çıkma serüvenini, en çok da annesi ve aile çevresiyle çatışmasını, eşi Mehmet’le tanışma ve evlilik hikayesini anlatıyor. Alper'in cesaretine hayran oldum. Birçok benzer hikayeye ilham vermesini dilerim.
Bu blogda güncel kitaplardan bahsetmiyorum biliyorsunuz. 2018'den beri okuduğum her kitabı sırayla anlatıyorum. Dolayısıyla Nurhan Süerdem'in Maruzatım Var'ını da çıktığı zaman okumuştum. Hatta ilk okumalarından birini yapmıştım diyebilirim. Dil editörlüğüne üstlenmiştim. Ama Süerdem'in çok da fazla müdahaleye ihtiyacı olmuyor. Dili çok iyi kullanıyor. Bu ilk öykü kitabında Süerdem, yaşlılık, yalnızlık, ayrılık ve kötülük üzerine yazmış. Özdeşleştiğim, karamsarlıkla iyimserlik arasında gidip geldiğim bu kitabı öneririm. Bu arada Süerdem'in Duyuyor Musun?'dan sonraki kitabı Herkes Kendi Kendine de çıktı. Duyurulur. Öykü kitabı. Yaşlılık, yalnızlık, ayrılık, kötülük üzerine karanlık öyküler.
O dönemde Kafka Yayınevi'nin neredeyse her kitabını alıyordum. Hem yayınevinin tercihleri bana uyuyordu, hem de kitaplara erişmek maddi olarak daha kolaydı. Cahide Birgül'ü basan bir yayınevinin referansı iyi olur. Kafka'dan çıkan Pascal Garnier'in Cennetteki Yeryüzü emeklilik hayatlarını sakin, refah içinde geçirmeyi ümit eden Odette ile Martia'ın, usta bir satıcıdan site içinde bir kır evi satın almalarıyla açılıyor. Fakat uzun süre kendilerinden başka sakini olmayan bu evde sıkıcı zamanlar geçirmeye başlıyorlar. Sürpriz bir sonla biten, zaman, yaşlılık, konfor ve sınıf çatışması hakkında bir roman. Etkisi hala zihnimde. Tavsiye ederim. BAHSETTİĞİM KİTAPLARIN KÜNYELERİ: Bir Yabancıyla Yaşamak: Kediler Üzerine Felsefi Kırıntılar, Çev. Bade Baran, Florence Burgat, Sel. Temiz Aile Çocuğu, Caner Alper, Hep Kitap. Maruzatım Var, Nurhan Suerdem, İletişim. Cennetteki Yeryüzü, Pascal Garnier, Çev. Melisa Leclere Muratyan, Kafka.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...